18 Eylül 2017 Pazartesi

İnsancılık ( Hümanizm)



İnsancılık(Hümanizm) insana değer veren saygı gösteren, insanın özündeki iyilik ve güzellikleri geliştirmeyi amaçlayan insana olumlu nitelikler kazandıracak refah ve bolluğu sağlama gereğini sağlama gereğini savunan tutum ve eğilimlerin tümü.Akımı doğuran çalışmalar eskiçağ metinlerinin incelenmesiyle öteki güzel sanat ürünlerinin değerlendirilmesini amaçlayan 14-16. yüzyıl düşüncesinden doğduğu için insancılık öncelikli bir Rönesans ülküsü sayılır.En geniş ve güncel olarak değer ölçüsü olarak insanı ortaya koyma ve ona inanç anlamıyla kullanılır.

Eskiçağ skolastikliğiyle dinsel baskıya karşı aranan aydınlık, İlkçağ Yunan ve Latin kaynaklarında bulundu.Özellikle insan biçimliğiyle ürün vermiş eskiçağ sanatçılarının tanrısal düzeylere eriştirmeye çalıştıkları üstün eserler bu çağda değerlendirildi, arandı, bulundu, toplandı, açıklandı, sergilendi.Yani o dönemde daha çok bir İnsan Tanrı arayışı içerisindeydi dünya.Öncelikle İtalya da tutunan akım özündeki Hristiyan inancını yitirmekle İsa öncesi plagan felsefeye kaymakla suçlandıysa insanın aslında iyi olduğu inancıyla birlikte akılcı bir felsefeye ve laik bir ahlak anlayışına ilkçağda ulaştı.

Tarihsel süreç içinde yeni anlamlar kazanan her kavram gibi onun da uzak geçmişten yola çıkan değişik aşamaları vardır.Örneğin ilkçağ insancılığı daha çok eğitsel bir amaca insanın bütün yeti ve yeteneklerini gereğince geliştirecek bir eğitim düzenine yöneliktir. Rönesansla başlayan kentsoylu (burjuva) insancılığı ise bilime açık, klise baskısına karşı duran,insan haklarından yana, en geniş çevreye bağlı, özgürlük ve laiklikten yana bireye saygılı bir eğilimler toplamıdır.Böylece sanatta ve felsefede kendini gözleme,yoklama, eleştiri değerlendirme, tutumu da insancılığın yöntemleri oldu.En büyük sanatçılar (Shakespare) gibi etkili ütopyacılar da (Thomas More) ezilen hakkını alamayan sömürülen insanın umut ve özlemlerini dile getirdiler.

Toplumcu insancılık ise bu amaç yolunda insanın temelden sömürülmesine karşı çıkan bir bilimsel yönteme dönüştü, emekçilerin ülkü ilkeleri saptandı.

Mevlana "Ne olursan ol yine gel" sözüyle
Yunus Emre nin " Yaradılanı Severim Yaradan dan Ötürü" sözüyle
Hacı Bektaş ın "Dili,dini,rengi ne olursa olsun İyiler İyidir vb. Türk düşünürlerinde en büyük temel aldığı nokta İnsan sevgisidir.İnanılan tüm dinlerin kaynağı İnsan ve Dünyada İnsanların huzuruna yönelik Kurallarla ilgilidir.Yani dünyada İnsanlar birbirini sevmeyecekse, birlikte yaşarken mutlu olamayacaksa, birbirlerine anlayış gösteremeyecekse, birbirlerini gruplara katarak nefret tohumları saçacaksa bu dünyanın insanlar açısından yaşanası bir yer olmayacağı bellidir.Yaşıyoruz hepimizin bir amacı var elbette ama her rengi kabul ederek anlayış ve hoşgörü ile birbirimize sarılarak mutlu şekilde yaşayabiliriz.Hümanizm aslında budur.Sevgi ve Saygı hümanizmin tek ilkeleridir.Her birey hümanist olmalıdır ki böylece dünyadaki birçok olay değişecektir.Onun dışında dünya bir açık ceza evinden farklı olmayacaktır.



Bilgiler, Bize Göre, Hümanizm, İnsancılık, Türk Düşünürleri, Ansiklopedi, Makaleler,