Nasrettin Hocadan Çok Komik Kısa Fıkralar

Nasrettin Hoca Fıkraları Kısa Fıkralar , Fıkralarla Gülelim, fıkraların da kıymetini bilelim çünkü dünyada başka ülkelerde ne bir Nasrettin Hoca var ne de bir Temel. Bu güzel insanlara sahip olduğumuz için çok şanslıyız.Ülkemize ne derlerse desinler bir Mevlana bir Yunus Emre bir Atatürk bir Nasrettin Hoca bir Temel’e sahip olan bir ülkeyiz biz. Gülmeyi de biliriz yaşamayı da sevmeyi de üretmeyi de. Saçma sapan esprilerle, laf sokmalarla değil gerçek mizahla yetişmiş bir ülkeyiz. Sevgiyle kalın eklemek istediğiniz bildiğiniz fıkraları da yorum bölümünden paylaşmayı ihmal etmeyin..

ALLAH’IN RAHMETİ – Nasrettin Hocadan Çok Komik Kısa Fıkralar

Yağmurlu bir günde Nasrettin Hoca pencereden dışarı bakarken komşusunun koşa koşa yağmurdan kaçtığını görür ve pencereyi açar;

“Hey Ahmet Efendi, birde hacı olacaksın rahmetten kaçılır mı?”
Zavallı adam eli mahkum sırılsıklam olur. Ertesi gün komşusu Nasrettin Hocayı yağmurdan kaçarken görür ve ona bir ders vermek ister:
“Hoca Hoca dün bana diyordun bugün sen neden rahmetten kaçıyorsun?”
Nasrettin Hoca hiç durmadan yoluna devam eder:
“Ben rahmetten kaçmıyorum sadece Allah ın rahmetine basmamak için çabalıyorum.”

ELİMİ AL! – Nasrettin Hocadan Çok Komik Kısa Fıkralar

Mahallenin cimri kasabı, göle düşmüş. Başlamış çırpınmaya. Hemen koşup köylüler:
“Elini ver, elini ver!” diye bağırmışlar. Ama adam elini uzatmamış. Tam göz göre boğuluyormuş ki Nasrettin Hoca seslenmiş:
“Yahu, o elini vermeyi bilmez. Elimi al diye bağırsanıza!”

SÖYLE BARİ – Nasrettin Hocadan Çok Komik Kısa Fıkralar

Nasrettin Hoca ormana gitmiş. Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye. Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca ya seslenmiş:
“Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi? Şimdi düşeceksin.”
Nasrettin Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş. Az sonra dal kırılmış. Nasrettin Hoca , hoop yere düşmüş. Düştüğü yerden perişan bir şekilde seslenmiş:
“Düşeceğimi bildin ne zaman öleceğimi de söyle bari.”

OĞLUN OLAYIM – Nasrettin Hocadan Çok Komik Kısa Fıkralar

Nasrettin Hocanın yaşlı ve şakacı komşusu Hoca ile dalga geçmek için;
“Yazık, anan erken öldü. Ölmeseydi ananla evlenirdim ve sen benim oğlum olurdun” demiş.
Nasrettin Hoca bu, kalır mı laf altında:
“Gerçekten oğlun olmamı istiyorsan hala geç değil. Kı­zını bana ver, gene oğlun olayım.”

ŞAKADAN HİÇ HOŞLANMAM – Nasrettin Hocadan Çok Komik Kısa Fıkralar

Nasrettin Hoca pazarda dalgın yürüyormuş.
Bu sırada ensesine bir tokat gelmiş. Nasrettin Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş, neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş.
Bir bakmış ki Nasrettin Hocanın iki katı iriliğinde dev gibi bir adam karşısında. Yutkunmuş önce, sonra sormuş:
“Bana sen mi vurdun be adam?”
Adam:
“Ben vurdum, ne olacak?” “Şakadan mı vurdun, ciddi mi?”
“Ciddi vurdum, ne olacak?”
“Aman aman, öyle olsun. Çünkü şakadan hiç hoşlanmam da…

KUYUYA DÜŞEN AY – Nasrettin Hocadan Çok Komik Kısa Fıkralar

Bir gece Nasrettin Hoca kuyudan su almaya gider. Bakar ki ay kuyuya düşmüş.
“Kadın kadın,” diye hanımına bağırır. “Bana çabuk bir-kanca getir yoksa ay boğulup ölecek.”
Karısı kancayı getirir. Nasrettin Hoca kancayı kuyuya atar çeker çeker kanca gelmez. Nasrettin Hoca, “galiba ayı tuttum” der. Kancanın ipi gerilir gerilir ve kopar. Sırt üstü düşen Nasrettin Hoca gökyüzünde ayı görür, şöyle der:
“Düştük düşmesine ama ayı da kurtardık.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.